Gönüllü Olmaya Ne Dersiniz?

Aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir konu var. Dün Avbi ile sohbet ederken kafamdakileri paylaşmaya karar verdim.

Şu an görev yaptığım okulda çalışmaya 2009 yılında başladım. Elimdeki evrakları okula teslim etmek için gittiğimde yanındaki Çocuk Yuvası gözüme çarptı. Daha doğrusu ruhumu ve bedenimi büyük bir şiddetle çarptı. Karnı burnunda bir hamile olarak etkilenmemem mümkün değildi. Okul çağındaki çocukların kaldığı yuvadaki çocukları düşünmek ile gerçekleri görmek arasında dağlar kadar fark varmış.

Doğum iznim Kasım 2010′ da bitip göreve başladığında artık konuya hamile olarak değil, bir anne ve öğretmen olarak bakmaya başladım. Tanık olduğum kadarıyla devlet çocuklara çok iyi bakıyor. Gelen bağışlar, yardımlar gerçekten doyurucu. Sosyal hizmet uzmanları, grup öğretmenleri, doktorları, hemşireleri, psikologları, güvenlik görevlileri, bakımlarından sorumlu gürevli anneleriyle oldukça kalabalık bir ekip himet vermek için uğraşıyor. Biz de öğretmenleri olarak okulda elimizden gelen desteği ve hizmeti vermeye çalışıyoruz.

Ancak bir ihtiyaç var ki işte bu yazının asıl konusu o: psikolojik destek. Bizler kamu görevlisiyiz ve bu çocukların hayatında görev gereği varız. Görev zamanlarımızın dışında da zaman ayırmaya çalışıp, gönülden ilgi göstermeye devam ediyoruz. Ancak çocuklara bizlerin dışında gönüllüler ilgi gösterdiği zaman çok büyük olumlu değişiklikler gözlemliyoruz, öğretmenler olarak. Bu olumlu değişikliği kimsesi olmayan her çocuğun yaşamasını istediğim için, sizden dikkatle ve gönlünüzle bu yazıyı okumanızı rica edeceğim.

Önerim şu: İsteyen her kadın, erkek, anne, baba ve aile; kimsesi olmayan çocukların gönüllüsü olabilir. Bunun için yapılması gereken şey: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nu arayarak “gönüllülük” ile ilgili talebinizi bildirmek.

Evlat edinemem ancak bir çocuğun gelişimi ile ilgilenebilirim, manevi destek verebilirim” diyorsanız, yetkilerden bilgi alarak, manevi destek vermeye başlayabilirsiniz.

Gönüllülere birebir olarak, kurum ve yetkilerce verilen bilgiler daha doyurucu olur kanaatindeyim. Fakat yine de paylaşılan bilgileri aktarmak isterim. Yetkililerin uyardığı en önemli konu, çocuğu veya çocukları kaldıkları kurumda düzenli olarak ziyaret etmek. Bu aksadığı zaman çocuklarda ilerleme yerine yıkım olabiliyor, istenmeyen üzücü olayların yaşanmasına neden olabiliyormuş. O nedenle düzenli ziyaretlere zaman ayırabilecekseniz; durmayın derim. Gönüllü anne, gönüllü baba, gönüllü abla, gönüllü abi, gönüllü aileler olarak bir çok cana huzur verebilirsiniz.

Diğer bir nokta ise acıyarak yaklaşmamanın önemi. Sosyal hizmet uzmanlarının ve SHÇEK yetkililerinin uyardığı diğer önemli bir konu da bu. Acıma hissi yerine olumluya dönük davranışları öneriyorlar. Halini hatırını sormak, okulda o hafta neler yaptığını merak etmek, ödevleriyle ilgilenmek, birlikte kitap okumak, anlatacaklarını dinlemek, varsa hastalığıyla ilgilenmek, özetle sevgiyi hissettirmek çocukların duygusal gelişimlerini, okul başarılarını ve hayata daha güçlü tutunmalarını güçlendireceğini söylüyorlar.

Pek çoğunuzun bildiği gibi TRT’ de Gülben Ergen Evlat edinme konusunu uzmanlarla ilgili olarak işlemeye başlamıştı. Naçizane önerim: “evlat edinemem ama gönüllü olabilirim” diyenler hem SHÇEK’ten bilgi edine hem de programa ulaşarak gönüllü olmayla ilgili sorular sorabilir. Uzmanların ve yetkililerin yönlendirmesiyle sosyal sorumluluğumuzu yerine getirebiliriz diye düşünüyorum.

Prosedürle ilgili başvurabileceğiniz linkler:
Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri
Çocuk Yuvaları
SHÇEK’ te Gönüllü Olmak ve Gönüllülük Çalışmaları

Başvuru ve kabul aşamaları şöyle:
1. Kuruluşa verilecek dilekçe ile gönüllü olmak istediğinizi bildirmek.
2. Gönüllülerle yapılan görüşme ve değerlendirme sonucunda 2-3 haftalık deneme sürecinin gerçekleşmesi.
3. Kurum tarafından istenen resmi evrakların gönüllülerce teslim edilmesi.
4. Gönüllü kimlik kartının çıkması.
5. Sözleşme imzalanması
6. Kurum tarafından belirlenen gün ve saatlerde ziyaretlerin gerçekleşmesi.

Gönüllüler olarak topluma güzel gönüller kazandırmanız dileğiyle…

9 Cevap to “Gönüllü Olmaya Ne Dersiniz?”

  • çok güzel bir çağrı… çocuklarım yokken araştırmış, karar vermiştim gönüllü olmaya ama şu sıralar düşünemiyorum. aklımın bir köşesinde hep var ileride yapacağım. bunu bir çok platformda duyurmak lazım aslında, teşekkürler…

  • Aylinanne çok güzel bir duyuru bu. Ben bir dönem çok ciddi ciddi gönüllü anne olmayı düşünmüştüm.0-6 yaş grubu için. Rüzgar’dan önceydi. Tam karar aşamasında vazgeçtim. Neden mi? Şu soruları sordum kendime. “Ya düzenli ziyaret edemezsem, ya çalışmaya başlar da aksatırsam, ya başka şehre taşınırsam, ya çocuğum olunca yeterli zamanı bulamazsam, ya bir hastalık ya da başka sebeple bırakmak zorunda kalırsam” İşte bunun vebalini alamadım. O çocukları yarı yolda bırakmaktansa hiç başlamamayı seçtim. Her ne olursa olsun hep yanlarında olacağım diyemedim, o cesareti gösteremedim. Kendime güvenemedim. Ama içimde hep bir sızıdır. Yıllar önce yuvada kucağıma aldığım minicik bir yavrunun bana sıkı sıkıya sarıldığı, gitmek zorunda olduğumda arkamdan ağladığı sahneyi ömür billah unutamam. Ama siz bana bakmayın, cesaretli olun “gönüllü anne”lik yapın…Böyle işte…

  • benim de Ayça’nın yazdıkları gibi bir çok endişem vardı ki hala var.En büyük endişem zaman ayıramamak,ya da söz veripte gidememek.Ama bunlar bahane değil tabii ki,bir yerden başlayıp,onlara da elimizi uzatmamız gerekiyor.
    Teşekkürler bu yazı için de

  • melike:

    Aylinannem geçen yıllarda dilim dönüpte anlatamamıştım. Sen ne kadar güzel yazmışsın, kalemine sağlık..
    Devamlılık konusundaki kaygı herkes kadar beni de gemliyor. Devlet pek çok ihtiyaçlarını karşılıyor.Ancak o çocuklar için yapılabilecek şeyler hala var.
    Gittiğimde gördüm ki yuvaların kapılarında ihtiyaç listeleri var. Devletin karşılamadığı mamalar vitaminler vs gibi. Ben o dönemde pek çoğunu toparlayıp götürmüştüm. Hala eşyaları teslim ettikten sonraki huzurumu hatırlarım. Gönüllü olabilenlerin ellerinden öperim ama olamayanlar okyanusta damla olsunlar bir ihtiyacı karşılasınlar derim.
    Birde madem etiket sosyal sorumluluk, bir şey daha eklemek isterim. Geçen pediatri hemşiresi kuzenim geldi. İlaç çantamızdaki ilaçları gördü ve fazlalarını aldı. Dediğine göre kliniklerde her türlü ilaç bulunmuyormuş. Önümüz kış, eminim evlerimizde bir kaç ay içinde birazını kullandığımız ilaçlar birikecek. Bu ilaçlar son kullanma tarihlerini doldurmadan ihtiyaç sahiplerine ulaşsa iyi olmaz mı? Pediatri klinikleri pişik kremlerinin bezlerin bol olduğu yerler de değil haliyle. İhtiyaç fazlası eşyalarımızın ihtiyaç sahiplerine ulaşıp kullanıma geçmesi aslında ne kadar kolay..
    Sevgilerimle..

  • devrim:

    Muhteşemsin. Ne güzel ki senin gibi insanlar var…

  • asena (Aso):

    Bayıldım bu fikre.Başvurmayı düşünüyorum hemen hem de.

  • Benim hep hayalimdi bu mevzu ama (çok çirkin geliyor ama demek ayrıca) Selim ve Kerim’e bile çok tahammülsüz iken acırım diğer çocuğa.. Ama ablamın çocuğu olmadı, ona önermiştim daha önce tekrar hatırlatacağım.. Ve dilerim bizim evde işler rayına oturunca, baba evde olunca, kerim sıkıntılarını atlatınca ve biraz büyüyünce ben de girişirim bu işe..

  • nurşen.e:

    yazınız için çok teşekkürler.
    benim de içimde uhde olan bir konu bu . ama şimdi yapamazsamda alperen çok küçük old.için mutlaka bende gönüllü anne olmakistiyorum

  • [...] olmasını istemiyorsak onlar için birşeyler yapmalıyız değil mi? Konu ile ilgili detayları http://www.aylinanne.com/gonullu-olmaya-ne-dersiniz/ adresinden [...]

Leave a Reply

Aylin Anne Danışma
Aylin Anne Yazılarına Kayıt Bürosu
Email Adresinizi Yazın:
Destekleyenler
Ailecek Hürriyet Ailedeyiz
Aylin Anne’ nin Destekledikleri
Arşivler