Anneysen ölmek istemezsin
Dün bir arkadaşım şöyle bir söz paylaşamıştı: “Feminizm kocayı buluncaya, kominizm parayı buluncaya kadar, ateizm uçak sallanıncaya kadardır”. Okur okumaz aklıma bir uçuş maceram geldi. Çok yağmurlu, fırtınalı bir havada uçuyorduk. Uçak hafiften savruluyor gibi geliyordu, biraz tedirgindim. Derken müthiş bir gürültüyle ışık gözlerimizi aldı. Uçak sarsıldı, hafiften sallandık, ışıklar gitti. Ardından saniyeler içinde şunlar gelişti:
Yanımdaki yolculardan biri: “Allaaaahhh, uçağın kanadı koptu” diye haykırdı.
Korkudan koltuğa sımsıkı yapışmış düşmeyi bekliyordum.
Annemle babam geldi gözümün önüne, çok üzüleceklerini düşünmek beni o an öldürmüştü zaten.
Bir daha onları hiç göremeyeceğimi düşünmek…
Nefes alamıyordum.
Yanımdaki yaşlı çift birbirine sarılmıştı.
Son yolculuğa birlikte çıkmak buydu işte.
Ölüme sarılarak gidecek bir sevgiyi yaşamak ne güzel şey.
Anneciğim…
Babacığım…
Daha fena düşünceler derken toplam 1 yada2 saniye geçmişti. Hosteslerden biri çıkıp durumu izah etti: uçağa yıldırım düştü ancak paratoner sistem nedeniyle hiçbir şey olmadı, herşey yolunda, uçuşumuz devam ediyor.
Bu olay olduğunda bekardım, eşimle tanışmamıştım henüz. Ata ise bir hayaldi
Ata olsaydı hayatımda neler düşünürdüm acaba o an. Bilemiyorum. Ancak başka bir hikaye ile kıyaslama yapayım.
Deniz otobüsüne binmiştim, aylar önce. Biraz kapalı ve rüzgarlı bir havaydı. İskeleden demir alıp hafifçe sallandığında, daha ilk sallanmada “herşey ters gidebilir ve bir daha Ata’cığımın hiç göremeyebilirim” dedim. En ufak bir dalga çırpıntısında geride kalan oğluma yapışıyordum zihnimde. Kirpiğinin kaşına değdiği o anı düşünüyordum her nedense. Karaya ayak bastığımda sevinçliydim.
Oğlumu görebilecektim.
Ata’yı kucağıma aldığım, onu kokladığım ilk anı hatırlıyorum da: “Allahım benim hiç ölmemem lazım” demiştim.
O an, büyümesi, okul hayatı, aşkları, evlendiğini görmek, baba olduğunu görmek ve herzaman yanında olup onu bütün kötülüklerden korumak geçmişti aklımdan.
Sonra dünyada çıkabilecek savaşların aslında ne kadar tehlikeli olduğunu,
Atom bombalarının şaka olmadığını,
Ölümcül hastalıkların burnumun dibinde olduğunu,
Aslında onu herşeyden koruyamayacağımı farketmiştim.
Hatta, dünyaya göktaşı filan çarpmaz inşallah diye dua etmiştim ilk emzirişimde
Artık anneydim.
Ölümden korkmuyorken artık hiç ölmek istemez olmuştum.
Şimdi Gamze’nin haykırışını düşündüm de… Bir parça da olsa anlıyorum. Oğluma her yaklaştığımda Gamze’nin Atakan’a yaklaştığını,dokunduğunu düşünüyor kendimce, Gamze için ölüme meydan okuyorum.
Anlıyorum seni Gamze. Anneysen, ölmek istemezsin. Sımsıkı yapışırsın uçaktak koltuğuna, mümkünse kanat olup evladına uçmak istersin.
Anlıyorum.





anneysen ölmek istemezsin, anneysen ölüm pahasına evladını korursun tehlikelerden.Annelik işte…
Ben de aynı duyguları yaşıyorum. Bebeğim güvenecek bir sırtı var, korktu mu bana gelir herşeyden korurum onu. Onun için çok badireler atlattım. Hayatta dimdik ayakta durabileceğimi onunla öğrendim onunla büyüdüm onunla yeniden çocuk oldum. Hergün sevinçle yaşıyoruz.Ölmekten korkmazdım, ama artık çok korkuyorum, ben de Ölmek istemiyorum onun için.Anne olan gerçekten bunu anlar..gerisi boş laf.
Aynen yazdığın gibi Aylin Anne. İnsan çocuğu için yaşamak istiyor. Gamze de çocuğuna tekrar sarılacak. kokusunu tekrar içine çekecek.
çok güzel bir yazı olmuş aylinanne. bence annelik zor iş, biraz delilik, biraz vicdan sızısı, çok da güzellik.
sevgiler
gorki
Aynen öyle anne olunca daha bir sıkı sarılıyorsun hayata ve daha bir dik durmak zorunda hissediyorsun kendini.
Kendin için değilse bile çocukların için hakkın yok eğilmeye hatta ölmeye bunu düşünürsün sadece
Rabbim tüm evlatları annelerine tüm anneleri de çocuklarına bağışlasın inşallah…
Kesinlikle katılıyorum. Kendin için değil de çocuğun için yaşamak istiyorsun çoğu zaman. Gamze annenin de oğlu ile ve oğlu için yaşayacağına inanıyorum ben.
Hem dualarımız hem de elden gelen tüm çabalarımız Gamze için… Annelik bir mucizeye tanıklık etmek ve Gamze de yeni bir mucize yaratacak eminim…
okuyunca hemen bir cevap bırakmak istedim. aynen ben de bir keresinde uçak sallanınca ilk aklıma gelenin “annem – babam çok üzülür” olduğunu hatırlıyorum. şimdi kızım doğduktan sonra da her duamda “onun bize ihtiyacı olduğu sürece bizlere ömür ver” diyorum. gerçekten annelik ölümden korkmak için en büyük nedenmiş. belki bu yüzden gamze’nin yazısını anne olduktan sonra okuyunca çok etkilendim.